Av Ali YILDIRIM Av Ali YILDIRIM
Ali Yıldırım
Anasayfa | Biyografi | Linkler | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | İletişim | Ziyaretçi Defteri | RSS Kaynağı

Arama


Gelişmiş Arama

İMAM ALİ'YLE ALEVİLİK

Kategori  Kategori : Makaleler
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1066
Tarih  Tarih : 14 Mart 2009 15:33

                         Başbakanında katılımıyla gerçekleşen Muharrem orucu iftar programı ister beğenelim ister beğenmeyelim bu ülkede taşların yerine oturması anlamında manidar bir sürecin doğmasına vesile oldu. İftar programına katılan bine yakın seçkin vatandaşımızın varlığı bu ülke insanı için umutlar aşılarken, iftara katılacak olanları düşkün ilan ederiz beyanatlarını yapanlar da düşkünlük kavramını tartışmaya açarak farklı bir şekilde de olsa Aleviliğe hizmet ettiler. (Keza kimin nasıl, neden, nerede, ne zaman ve ne şekilde düşkün ilan edildiğinin tartışılması da gerçekleri görmek anlamında isabet oldu.)

 

                            Yüzyıllardır bir arada yaşamış, beraber ağlayıp beraber gülmüş, fakiri yoksulu beraber doyurup, açıkta olanı beraber örtmüş bir neslin çocuklarının da bir olma düşüncesi nedense birilerince hoş karşılanmamakta.  Hatta iç içe geçmiş bu ülke insanlarının beraberce çarpıştıkları cephede birinin ötekinin kucağında can verme gerçeğinin yakın tarihimizde yaşanan lokal menfi hadiselere kurban edilmesi için birileri binlerce yıllık tarihlerine ve varlıklarına maalesef ihanet etmeyi dahi göze almakta.

 

                          Oysaki devletin zirvesinin ilk kez aşikâr bir şekilde katıldığı iftar programı Alevi vatandaşların kendini ifadesi açısından müspet ve yaşanan bazı olumsuzlukların giderilmesi için diyalog adına atılmış ilk ve büyük bir adımdır.

 

                         Yıllardır Hz. Ali’siz, Hz. Hüseyin’siz bir mezhep oluşturma çabalarında İmam Ali’nin, İmam Hüseyin’in, İmam Cafer’in, Hacı Bektaşi Veli’nin, Pir Sultan Apdal’ın yaşamlarını ideallerini ülkülerini sol tandanslı düşünce ve eylem adamlarının amaçlarına kurban etme çabalarını maalesef beraberce müşahede ettik. Üstelik bu kurban etme sürecinde bin yıllık İmam Ali’nin, İmam Hüseyin’in Anadolulu erenlerinin geleneği ve adı; yüzyıllık geçmişten öteye gitmeyen Marksist, Leninist, Sosyalist amaçlar için içi boşaltılarak kullanılmaya çalışıldı. Oysaki Alevilik, geçmişi yüzyılla ifade edilen bir yaşam değil binlerce yıldır süregelen bir yaşamdır.

 

                           Evet; örnekliği, önderliği, rehberliği ile efsanevi bir hakikat olan Adaletin, Bilginin, Cesaretin ve Birliğin zirvesi İmam Ali’nin ve mirasçıları İmam Hüseyin ve diğer rehberlerin yaşamlarına mücadelelerine kör kesilerek Alevilik konuşulamaz konuşlandırılamaz.

 

 

                         Ömrü boyunca yüzlerce binlerce kitap okuyan bazı portrelerin hayatları boyunca hiç Hz. Ali’yi, Hz. Hüseyni, Hacı Bektaşi Veliyi okumadan Alevilik üzerinde ahkâm kesilmeleri kabul edilemez.

 

                         Bu gün için hala ışık olma karanlığı aydınlatma vasfı taşıyan Hz. Ali’nin yegâne kitabı Nehcü’l Belağa’yı eline almamış insanların Alevi temsilcisi sıfatıyla; kardeşliği perçinleyecek, birliğe götürecek İmam Ali’nin ışığında birçok insanın aydınlanmasını sağlayacak müspet gelişmelere yönelik, menfi beyanatlarının neye hizmet ettiğini artık herkes biliyor.

 

                     Küçücük bir yaşta iken tertemiz bir çocuk olarak İslamiyet’i seçerken babasına dahi danışmayıp aklını ipotek etmeyen aklıyla iradesiyle doğruyu bulan akıl ve zeka ehli örnek insanın yolunda giden insanların aklının kendi ipoteklerinde olduğunu düşünen birileri Alevi camiayı temsil edemez.

 

                    Tertemiz bir çocuk olarak İslamiyet’i seçen ve yaşamında cahiliyyenin en ufak bir lekesi dahi olmayan bu pak insanın yolunda gitmenin aynı paklığı taşıma iradesi olmadığını hangi aklı nakıs izaha kalkışabilir.

 

                   Ömrünün 23 yılı Hz. Peygamberle beraber tebliğle cihatla geçiren örnek liderin, ömrünün 25 yılı birlik için, dirlik için, vahdet için sabır ve sükûnetle geçmiştir.  Kendi hükümetine hilafetine kadar kendinden önceki hükümete birlik için, dirlik için, vahdet için ses çıkarmamış yeter ki canlar bir olsun demiştir. Kendisinin 5 yıllık iktidarında ise olmazsa olmazım hep ADALET demiştir.

 

 

                 Küfenin ihanetine uğrasa da, yakınlarının haksız karşı çıkışlarına maruz kalsa da,  Yezid’e çocuklarını kurban verse de İmam Ali ve onun geleneği Adalet  ve Birlik  için, hiçbir zaman taviz vermemiş tarih boyunca civanmert yaşamların sembolü olmuştur.

 

 

                   Evet; rehberliği imameti ve saflığıyla İradenin, Bilginin, Adaletin, Cesaretin ve Vahdetin (Birliğin) efsanevi hakikatini binlerce yıl önce yazan İmam Ali geleneğine bu ülke insanının hiçbir şekilde ihanet tuzaklarına düşmeden, karanlıkların aydınlığa çıkması için sahip çıkmasının vakti gelmiştir ve geçmektedir...

 

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Makaleler

En Çok Okunan

Son Makale
ALLAH ZAMANI YARATTI! Av. Ali YILDIRIM
Av. Ali YILDIRIM

Son Dakika Haberleri

Anket

En son ne zaman yazı(mektup,makale,günlük,deneme vs) yazdınız?







Tüm Anketler

MALATYA

© 2005-2007 Tüm Haklari Saklidir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Tasarım ve Programlama: AysisWeb